HARMANDALI KÖYÜ
SİTEDE GÖRDÜĞÜNÜZ REKLAMLAR ALAN SAĞLAYICISININ KONTROLÜNDE OLUP SİTE YÖNETİMİNİN HİÇBİR DENETİMİ YOKTUR. BEĞENMEDİĞİNİZ BİR REKLAM OLURSA SAYFAYI YENİLEMENİZİ TAVSİYE EDER, SAYGILAR SUNARIZ.


EĞER HALA ÜYE DEĞİLSENİZ, BU PENCERENİN HEMEN ALTINDAKİ "KAYIT OL!" BUTONUNA TIKLAYARAK KAYDOLUP SİTEYE YAZI VE RESİM YOLLAYABİLİRSİNİZ...
TÜRKİYE
 
 
YEDİ DEVLET BİR MİLLET
AZERBAYCAN
ERMENİSTAN
En son konular
» www.harmandali58.com
Perş. Mart 24, 2011 4:54 pm tarafından Admin

» 13.11.2010 (Yeni Video)
C.tesi Şub. 26, 2011 11:22 am tarafından Admin

» Kurban etini sebze ile tüketin... (Basından)
Çarş. Kas. 10, 2010 4:26 am tarafından Admin

» Hz. İbrahim ve Kurban
Salı Kas. 09, 2010 5:23 am tarafından Admin

» Süleymaniye bayramda ibadete açılıyor... Darısı Ayasofya'nın başına...
Salı Kas. 09, 2010 5:19 am tarafından Admin

» Harmandalı'da Yol Rezaleti...
Cuma Ekim 15, 2010 12:44 pm tarafından Admin

» Apış-Emrah
Çarş. Ekim 06, 2010 11:24 am tarafından apış

» 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı İptal edildi...
Cuma Eyl. 17, 2010 11:53 am tarafından emrah

» Kur'an-ı Kerim ve Hadislerde Türkler
Ptsi Tem. 12, 2010 5:26 am tarafından 401kafkef

» Tahtyurt
Çarş. Mayıs 26, 2010 4:11 am tarafından Admin

Istatistikler
Toplam 209 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: Elvin78

Kullanıcılarımız toplam 233 mesaj attılar bunda 149 konu

TALİBİ COŞKUN (aşık talibi)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

TALİBİ COŞKUN (aşık talibi)

Mesaj tarafından gazili_0658 Bir Çarş. Eyl. 03, 2008 2:29 pm

TALİBİ COŞKUN (Aşık Talibi)

Nasip Olsa Gine Gitsem Yaylaya
Doya Doya Baksam Suna Boyluya
Senin İçin Yalvarayım Mevlaya
Belki Seni Bana Yazar Yaradan

Ela Göz Üstüne Eğmedir Kaşı
Başına Bağlamış Telli Bir Poşu
Talibi Coşkun Der Bulunmaz Eşi
Belki Seni Bana Yazar Yaradan




Asıl adı Hacı Bektaş dır. Kendi beyanına göre 1898 yılında doğdu. Nüfustaki doğum tarihi 1904'dür. Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Tonus (Altunyayla) köyündendir. Babası çiftçiydi. Ömrü boyunca kaderi ile pençeleşmiş bir aşk divanesidir. Gençlik yıllarında delice sevip vurulduğu Keklik Emine dayısının kızıydı. Talibi'ye şiir yazmak ilhamını Keklik Emine vermişti. Aşıklık alanında kimseden ders almadan kendini yetiştirdi. Şiirlerini topladığı kitapçıklarını satarak geçimini sağlamaya çalıştı.

Talibi sevgilisinden cefa gördü. Şiir yazar, kazaya belaya baş eğer, koşma düzerdi. Bütün yaşamı gurbette geçti. En çok Ankara'da bulundu. Kitaplarını Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Sivas ve Kayseri de yayınladı. Ankara Destanı (1938). Zelzele Seylap Destanı (1944), Felek yarası (1945), Samsun Destanı (1953), Kore Harbi Şehitlerinin Destanı, Kıbrıs Destanı (1961). Inkılap seferi (1913) Kıbrıs Destanı, (1974).

Talibi Coşkun, her olayı iyi, kötü şiirleştiren bir aşıktı. Keklik Emine'nin aşkıyla içli, hüzünlü şiirler yazdı. Sevgilisine kavuşmadan geride özlem tüten, yüzlerce şiir bırakarak 1976 yılında Ankara'da öldü. Sırrı Yalçın ''Halk şairi Talibi Çoşkun'un Hayatı ve Şiirleri'' (1936) adlı kitapta bir kısım şiirlerine yer verdi.

Dili sadedir, şiirlerini temiz duygularla, samimi bir uslubla yazmıştır. Şiirlerinde yalnızca kişisel duygularını, yaşantılarını, acılarını yansıtmakla kalmaz, toplumsal gerçekleri, siyasal olayları ve doğal yıkımları da anlatır. Lirik aşk ve gurbet şiirlerinin yanı sıra yergi ve gülmece yanı ağır basan şiirlerde yazmıştır. Soyut ve dinsel konulara hiç girmedi.




Eserlerinden bazıları:



1
Nasip Olsa Gine Gitsem Yaylaya
Doya Doya Baksam Suna Boyluya
Senin İçin Yalvarayım Mevlaya
Belki Seni Bana Yazar Yaradan

Seni Gördüm Evvel Bahar Yaz İken
O Güzellik Sende İlvan Naz İken
Güller Taze İken Teller Saz İken
Belki Seni Bana Yazar Yaradan

Yüce Dağ Başında Pınar Gözüsün
Sürüden Seçilmiş Körpe Kuzusun
Güzeller Güzeli Yayla Kızısın
Belki Seni Bana Yazar Yaradan

Ela Göz Üstüne Eğmedir Kaşı
Başına Bağlamış Telli Bir Poşu
Talibi Coşkun Der Bulunmaz Eşi
Belki Seni Bana Yazar Yaradan
2
Bu sene Mevlam çok verdi kışı,
Dümdüz oldu dere, tepe, taş başı.
Kamyonun içinde on altı kişi,
Hacılar yoluna düştü otobüs.

İşte kaldık Hacılar'ın yolunda,
Bir hüner yok şoförlerin elinde.
Bin dokuz yüz kırk dokuz yılında,
Adın bir tarihe geçti otobüs.

Gitmiyor boşuna kamyon yüz tuttu,
Çalışmıyor her aletler buz tuttu.
Arkadaşlar indi hepte söz tuttu,
Ayazı yedikçe şişti otobüs,

Kimi kazma aldı, kimi küreği,
Kimisinin güp güp atar yüreği.
Şoför Mehmet efendinin durağı,
Ufak belli benzer astı otobüs.

On dört kürekçiyi soğuk yıldırdı
Onlar ayıkladı tipi doldurdu.
Bu yıl kıştan pek çokları çıldırdı,
Senin yiğitliğin geçti otobüs.

Geriki otobüs ileri geçti,
Bizim makineye bir çığır açtı.
Otobüs canlandı hem köy yanaştı.
Gayri yiğitleşti uçtu otobüs.

Motor çalışmıyor teker dönmüyor,
Şoför yalvarıyor kimse inmiyor.
İleri gitmiyor, geri dönmüyor,
Kışa güç yetmiyor şaştı otobüs.

Talibi gurbete düşmüş neylesin,
Bin derdi var hangisini söylesin.
Allah bunaltmasın yardım eylesin,
Hamdolsun tehlike geçti otobüs.
3
KOŞMA
Şu güzelin adı Esme
Darılıp ta bana küsme
Kendini köşeye kısma
Kapıya çık sen el gibi

Seni gaybetine sordum
Yolunun üstüne durdum
Bir çala yüzünü gördüm
Haman savuştun yel gibi

Kendisi esmer benizli
Seherdeki yıldız gözlü
Karakaş kırmızı yüzlü
Açılmış gonca gül gibi

Aşıklar cefayı çeker
güzeller belini büker
Dili tatlı sözü şeker
O yanakları bal gibi

Dağlarda yatan evliya
Yalvardım gani mevlaya
Boyu da benzer selviye
Üğrünür şıvka dal gibi

Sana geldim Baharözü
Yaktı beni ela gözü
Yusuf ağanın tek kızı
Akar bulanır sel gibi

Talibi derdi tazele
Güller bağışlar gazele
Benim gördüğüm güzele
Hizmet eylesem kul gibi

4
Hacılardan çıktım ikindi vakti,
Acep bizim kısmet nereye kalktı.
Hisarcık bağları burnuma koktu,
Görünmüyor yeşilleri alları.

Hisarcığı gördüm bir dere boyu,
Bağları şerefli, şirindir köyü.
Abu hayat gibi akıyor suyu,
Bahçelerde açılıyor gülleri.

Nereden gelmedir bu köyün aslı,
Gençleri medeni, akıllı uslu.
Manzarası güzel, her taraf süslü,
Çayır çimen dereleri yolları.

Hisarcık'ta Hacılar'ın denginde,
Kıranardı yüksek, Talas enginde.
Durma çalış, şimdi rağbet zenginde,
Sorulmuyor fukaranın halleri.

Nasip kalktı geldim Kıranardı'na,
Seyran ettim yaylasına yurduna.
Oturmuşlar bir tepenin sırtına,
Çoktur dere tepe cılga yolları.

Kıranırdı Hisarcığın yanında,
Bereket var nimetinde namında.
Geze geze bura geldim sonunda,
Gürlüyor şöhretleri şanları.

Eğer yolcu isen buradan kalkın,
Endüllük köyüne bir isim takın.
Uzak değil bir birine pek yakın,
Hep karışık davaları, malları.

Reşadiye soğan sarmısak diker,
Ağcakaya rençber, çok tohum eker.
Bunların arası on dakka çeker,
Gayet dardır arazisi çölleri.

Bazı köyler var ki ocak yakmıyor,
Zenginleri fukaraya bakmıyor.
Evvel bahar geçti karlar kalkmıyor,
Bu yıl perişan milletin halleri.

Mevlam kullarını böyle mi sever,
Ne sırtımız kızar, ne de gün çavar.
Bu yıl kıştan kırıldı çok mal, davar,
Allah büyük, kayırmaz mı kulları.

Talibi geziyor nereden nereye,
Derdimi yazıyor ağdan karaya
Yolum uğramadı Zincirdere'ye,
Ondan öte görmek olmaz kelleri

(BELKİ ARAMIZDA BU İSMİ İLK DEFA DUYANLAR VARDIR. AMA AŞIK TALİBİ ULUSAL BOYUTTA TANINMIŞ OLMASA DA SİVAS İLİMİZDE ÜNE KAVUŞMUŞ EN ÖNEMLİ AŞIKLARIMIZDAN BİRİSİDİR. AŞIKLIK GELENEĞİNİN BU USTA TEMSİLCİSİNİN İLÇEMİZDEN ÇIKMIŞ OLMASI DA AYRICA GURUR VERİCİDİR. SAYGILAR gazili_0658)DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN:www.talibicoskun.org
avatar
gazili_0658
Çalışkan Üye (20+ mesajı var)
Çalışkan Üye (20+ mesajı var)

Erkek
Mesaj Sayısı : 38
Ankara-Etimesgut

İş/Hobiler : Gazi Üniversitesi- Türk dili ve edebiyatı 4.sınıf
Kayıt tarihi : 24/08/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz