En yakınındakiler Başbuğ Türkeş’i anlatırken “Bir gün olsun sabah namazına kalkmadığına şahit olmadık” diyorlar. Türkeş sabah namazından kahvaltı saatine kadar Kur’an okur, sonra devlet ve parti işleriyle ilgilenirmiş. Kur’an okurken Türkçe notlar tutan Türkeş, kur’an dan çıkardığı manaları Türkçe notlar halinde kağıda döküp, bunları beli bir süre sakladıktan sonra yaktırırmış. Yakınları, Başbuğ’un Kur’an okurken tuttuğu notları yakmak yerine bir kitap haline dönüştürmesini önermişler, Türkeş’in cevabı ise “Benim Kur’an dan anladığım şey, okyanustan ceviz kabuğu ile su almak kadardır. Benim Kur’an dan çıkardığım anlam o kadardır. Kur’an’a kimse Türkçe tam anlam veremez” olmuş.